sıcak yemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sıcak yemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Eylül 2008 Pazartesi

Kış hazırlıkları....


Herkes gibi ben de bir süredir kış hazırlıkları yapıyorum... Kışın taze sebzeleri kızıma yedirebilmek bütün derdim:)) Eminim herkesin kendine göre yöntemleri vardır, ben de kendiminkileri anlatayım dedim... Geçtiğimiz yıllarda domatesleri derin dondurucuda saklıyordum, bir defa küçük kaplara rendeleyerek koydum, bir defa kabuklarını soyup bütün bütün denedim.. İkisinde de kışın gayet güzel kullandım, ama açıkçası istediğim domates kokusunu alamadım bir türlü.. Bu sene değişiklik yapayım dedim, ve kavanozlara doldurdum..Öncelikle domatesleri çizerek ocakta kaynamakta olan sıcak suya atıp çıkardım ( aman çok bırakmayın pişiverir domatesler:)))ki kabukları rahat soyayım... İlk partiyi küp küp doğrayarak yaptım, ikinci partiyi özelliklerde çorbalarda kullanacağım için rondodan geçirdim, tuzlayarak kaynattım, suyunu çekince kavanozlara doldurdum sıkı kapatıp hemen ters çevirdim... Çok şükür fire yok..:)) Kırmızı biber ve dolmalık biberleri ince ince doğrayıp dondurucuya koydum.. Bol bol barbunya hazırladım, ben barbunyaları artık haşlayarak koyuyorum, önce haşlayıp suyunu süzüp iyice kuruyunca torbalıyorum... Taze fasulye ayıkladım, hem çalı hem ayşe kadın, aslında fasulye için de henüz içime sindirdiğim bir yol bulamadım, önerilere açığım.. Çiğden koyuyorum, bir dönem hafif çevirip koydum ama ne yaptıysam hafif sinen o kokudan kurtulamadım.. Bol bol yaprak haşlayıp koyduk, daha doğrusu sağolsun annem ayarladı o işi hep:))Niyetim tarhana ama daha yapamadım bir türlü...Ve tabii ki kırmızı biberleri dolma için ayıklayıp koydum dondurucuya, kışın o kadar lezzetli geliyor ki, kızım da severek yiyor...Unutmadan bir kaç kavanoz da turşum var:))

Son denemelerime gelince:)) Kızımla birlikte mantı yaptık... Hem de inanılmaz lezzetli oldu, ancak mümkünse yanınızda 2,5 yaşında bir kız çocuğu olmadan yapın, zira ilk 10 dakikadan sonra mantı açmaktan sıkılınca küçük afacan, siz hamur ve ardarda isteklerde bulunan bir çocukla başbaşa kalıyorsunuz...
Mantı
Hamuru için, 1 yumurta, tuz , un ve suyla sert bir hamur elde edin... Unladığınız alanda hamuru açın, mümkün olduğunca küçük kareler keserek içini doldurun.. ( kıyma, soğan rendesi, tuz ve karabiber) gerisi zaten bildiğiniz gibi...

Fırında makarna

Bu da çok kolay, zaten biliyorsunuzdur ama aklınıza gelmediyse uzun zamandır, ben hatırlatmış olayım dedim...

Yarım paket haşlanmış spagetti makarna, 2 yumurta, 1 bardak yoğurt, 3 çorba kaşığı un, tuz, peynir ( ister beyaz ister kaşar peyniri, ben her ikisinden de biraz koydum) 1 çay bardağı süt, isteğinize bağlı zeytinyağı veya tereyağı...Makarna hariç diğer malzemeleri krep hamuru kıvamında hazırlayın, makarnayla karıştırıp yağladığınız bir kalıba döküp fırında pişirin...

Nutellalı kek

Bu keki de bir öğrencimde yedim, çok lezzetiydi ben de hemen tarifini alıp denedim...

Bu 1,5 ölçüden tarifi yani dilerseniz azaltabilirseniz...

4 yumurta

13 yemek kaşığı şeker

13 yemek kaşığı un (tepeleme)

1,5 paket kabartma tozu

1 paket vanilya

1,5 ajda çay bardağı süt

1,5 ajda çay bardağı sıvı yağ

İlk önce şeker ve yumurtaları çırpın, daha sonra sıvı malzemeleri ekleyerek en son kuru malzemeleri katıp karıştırın.. Yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye dökün.. Nutellayı kaşık kaşık hamurun üzerine dökün.. Ve kaşıkla hare hare şekil verin..Benim yaptığımda fazla nutella yok, yani esas yediğimde çok daha fazla nutella vardı.. Bir sonrakinde ben de daha bol koyacağım...200 derece fırında pişirin...

Bugünlük benden bu kadar tarif yeterli... Deneyen denemeyen herkese afiyet olsun.. Mutfağınız bereketli, eviniz huzurlu olsun:)))

3 Ağustos 2008 Pazar

Yaz sıcakları, biriken tarifler, Erdek

Sevgili blogum ve arkadaşlarım merhabaaaaa
Bu defa gerçekten uzun oldu aramız:) Tatil, sıcaklar, Eylül, ev, koşturmaca vs vs derken akşamları oturup da bir yazı yazamadım.. O kadar çok biriken tarif var ki, nereden başlayacağımı da bilemedim..
Kızım büyüyor, her geçen gün biraz daha fazla oyalıyor beni, yoruyor, güldürüyor ve uykuyu özletiyor.. Artık geç yatıp erken kalkıyor, uyku süremiz gitgide kısalıyor...


Güzel bir tatil yaptık, Erdek'te bir haftalık dinlenme ve yemek yeme şöleni yaşadık... Neden şölen diyorum, çünkü ben yapmadım yemekleri, mükemmel elli, mükemmel aşçı annanem de vardı tatilimizde... Annanem, annem , teyzem... ailemizin tüm ustaları bir aradaydı... Geniş manzaralı balkonda akşamüzeri çayları, sabah kahvaltıları, birbirinden lezzetli yemekler yedik.. Özellikle bir yemek var ki, yapılacağı zamanı hevesle beklerim, muhakkak bilenler vardır, bizde çok sevilen ama seyrek yapılan bir yemektir, kuzu gömleğinde sarılmış iç pilav... Ben kısaca kuzu gömleği derim, ve annem de "Bahara kızım, gömlekler baharda güzel olur, bahar kuzusu" der... (İşte sol taraftaki eller de benim pamuk annanemin, mis kokulu maharetli elleri....) Adım adım fotografladım, belki denemek isteyen olur diye..
Uzun sözün kısası artık teker teker başlayayım...

Kuzu gömleğinde iç pilav
(Canım annenemin muhteşem yemeklerinden sadece biri, ne de olsa Üsküplüdür annanem, Rumeli'li hanımların yemeğine doyum olmaz:)))
Kuzu gömleği alınacak kasaptan, en az yağlı olanları almaya gayret edin.
Ciğer
Soğan /1 büyük boy
Domates/ 2 orta boy
yumurta sarısı
Pirinç
Kuş üzümü..ve baharatlar .. Esas önemli olan nokta gömleğin hazırlanması, bunun için adım adım fotoğrafladım.. İlk önce gömlekleri sıcak suda biraz yumuşayana kadar ve temizleyene kadar tutuyoruz.. Kalın yağlı kısımları koymamaya özen gösterelim, ek yapmak çok kolay olmuyor, o yüzden mümkün olduğunda ince taraflarından tek parça halinde çıkaralım... Yumuşayan gömlekleri dolma sarar gibi, yayıyoruz, ve hazırladığımız pilavla doldurup dikkatlice kapatıyoruz.. Tepsiye yanyana diziyoruz , sarma işlemi bitince dolmaların üzerine yumurta sarısını sürüyoruz.. Ve tepsiye ölçülü suyumuzu yumurta sarılarına gelmemesine özen göstererk tepsideki boşluklardan döküyoruz. Aslında fazla detaylı değil, birkaç işlem yapılıyor ama zahmetli.. Pişince yağından süzdürüp afiyetle yiyorsunuz.. Bol kalorili, ama çoook lezzetli..


Pilavın hazırlanışı

Ayrı yerde 150-200 gr çok küçük doğranmış ciğer zeytinyağında kısık ateşte pişirilir, çok kavrulmamasına ciğerlerin yumuşak olmasına dikkat edelim..

Başka bir tencerede, çok çok az yağ ile küçük doğradığımız soğanlar kavrulur, üzerine domates rendemiz eklenir, kavrulmaya devam edilir, kuş üzümü, pirinçlerimiz eklenir ( 2 ölçü pirinç kullanıyoruz) kavrulmaya devam edilir, baharatlarimiz, az nane, karabiber ve tuz ve pişirdiğimiz ciğerler de eklenerek 2 ölçüden biraz daha az su eklenerek pişirilir.. Biraz soğuyunca sarma işlemine başlanır..
Erdek'te başka neler pişti, bütün anneanne klasikleri yapıldı vallahi.. Kabarık hamur tatlısı , bir de kaygana adıyla biraz daha değiştirilerek farklı bir hamur tatlısı daha...Şerbetli, hamur tatlıları, sanırım herkes benzerini biliyordur:))
Arnavut ciğeri, teyzemin harika yaptığı yemeklerden biridir.. Ciğer ne kadar yıkanmaz sert olur deseler de, bu ciğer yıkandı, sularda bekledi, ama yumuşacık ve lokum gibiydi:))
Ve tabii ki soframızdan eksik olmayan patlıcan salatası... ve zeytinyağlı barbunya...




















26 Mart 2008 Çarşamba

SEBZELİ TAVUK


Mucize fırın kabımda, en kolay en lezzetli yemeklerden birini daha yaptım..
Daha önce aynı kapta, köfte tarifi vermiştim..
Aslında çiğ şekliyle gördüğünüz gibi, bu yemekte maharet bende değil tencerede:))
Bütün tavuğun içine havuç dilimleri ve patates halkaları ile doldurdum.. Tavuğu kaba koydum, ve etrafına, 1 küçük soğan küp küp doğranmış, bezelye ve domates rendesi ekledim...Uzerine bir çay fincanı su içinde bir çorba kaşığı salçayı eriterek döktüm...Tuz ve kimyon ekledim.. Fırında 180 derecede yaklaşık 1,5 saat pişirdim..
Sonuç aşağıda gördüğünüz nar gibi kızarmış bir tavuk yemeği.. En güzel yanı bu tavuğun 2 butunu sebzeleriyle birlikte Eylül'üm afiyetle yedi:))

3 Aralık 2007 Pazartesi

ÜÇ ÇEŞİT BİRAZ DA HAVADİS:)

Bu aralar pek pasta yapamıyorum maalesef, yapamıyorumdan ziyade yapmak istemiyorum... Hamilelikle alınan kilolarımdan henüz kurtulmuş değilim, eh evde pasta börek olunca da yememek olmuyor...
Öncelikle kolay ama harika lezzetli yemek yapmanın yolunu buldum..:) Mucize bir kabım var. Tupperware ultraplus serisinden... Resimde gördüğünüz tencereye ne koyarsam koyayım güveç tadında bir yemek çıkıyor ortaya...En alta patatesleri dizdim, üzerine pirinçli köfteleri, domates ve ay dilimi soğanlar... Biraz da baharat ve suyu ekledim, fırında pişirdim... İyi ki almışım dediğim mutfak eşyalarımın birincisi... Tavsiye ederim..




Evet 2. tarifim zeytinli ekmek, her zamanki ekmeğimi zeytinli yapıyordum, derken ekmek makinemin azizliğine uğradım...Pervanelerinden birini iyi takamamışım, hamuru çıkarıp, biraz daha un ekleyerek tekrar yoğurdum, dışarıda mayaladım ve normal fırında pişirdim.. Hımmm, çok lezzetli kabuklu bir ekmek oldu.. Ama diğerleri gibi pek Eylül'e göre olmadı, yani çıtır çıtır kabukluydu...


Ve üçüncü tarifim çocuklu aileler için kereviz yemeği, malum maydanoz dereotu pek hoşlanmıyor bizimküçük hanım, ben de ona kıpkırmızı bir yemek yapıyorum, ilk önce zeytinyağında soğanı kavuruyorum, hemen halka halka doğranmış havuçları ekliyorum, ve kerevizleri, domatesleri ekleyip suyunu, limon suyunu ekleyip pişiriyorum, bazen bezelye de ekliyorum ki, "aaa bak top var burada" diye diye yediriyorum...Üzerini maydanozla süslüyorum....Herkesin yaptığından farklı değil elbet, sadece diyorum ya hep aklına gelmeyen varsa fikir olur diye...


Afiyet olsun...