mezeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mezeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ağustos 2008 Pazar

Yaz sıcakları, biriken tarifler, Erdek

Sevgili blogum ve arkadaşlarım merhabaaaaa
Bu defa gerçekten uzun oldu aramız:) Tatil, sıcaklar, Eylül, ev, koşturmaca vs vs derken akşamları oturup da bir yazı yazamadım.. O kadar çok biriken tarif var ki, nereden başlayacağımı da bilemedim..
Kızım büyüyor, her geçen gün biraz daha fazla oyalıyor beni, yoruyor, güldürüyor ve uykuyu özletiyor.. Artık geç yatıp erken kalkıyor, uyku süremiz gitgide kısalıyor...


Güzel bir tatil yaptık, Erdek'te bir haftalık dinlenme ve yemek yeme şöleni yaşadık... Neden şölen diyorum, çünkü ben yapmadım yemekleri, mükemmel elli, mükemmel aşçı annanem de vardı tatilimizde... Annanem, annem , teyzem... ailemizin tüm ustaları bir aradaydı... Geniş manzaralı balkonda akşamüzeri çayları, sabah kahvaltıları, birbirinden lezzetli yemekler yedik.. Özellikle bir yemek var ki, yapılacağı zamanı hevesle beklerim, muhakkak bilenler vardır, bizde çok sevilen ama seyrek yapılan bir yemektir, kuzu gömleğinde sarılmış iç pilav... Ben kısaca kuzu gömleği derim, ve annem de "Bahara kızım, gömlekler baharda güzel olur, bahar kuzusu" der... (İşte sol taraftaki eller de benim pamuk annanemin, mis kokulu maharetli elleri....) Adım adım fotografladım, belki denemek isteyen olur diye..
Uzun sözün kısası artık teker teker başlayayım...

Kuzu gömleğinde iç pilav
(Canım annenemin muhteşem yemeklerinden sadece biri, ne de olsa Üsküplüdür annanem, Rumeli'li hanımların yemeğine doyum olmaz:)))
Kuzu gömleği alınacak kasaptan, en az yağlı olanları almaya gayret edin.
Ciğer
Soğan /1 büyük boy
Domates/ 2 orta boy
yumurta sarısı
Pirinç
Kuş üzümü..ve baharatlar .. Esas önemli olan nokta gömleğin hazırlanması, bunun için adım adım fotoğrafladım.. İlk önce gömlekleri sıcak suda biraz yumuşayana kadar ve temizleyene kadar tutuyoruz.. Kalın yağlı kısımları koymamaya özen gösterelim, ek yapmak çok kolay olmuyor, o yüzden mümkün olduğunda ince taraflarından tek parça halinde çıkaralım... Yumuşayan gömlekleri dolma sarar gibi, yayıyoruz, ve hazırladığımız pilavla doldurup dikkatlice kapatıyoruz.. Tepsiye yanyana diziyoruz , sarma işlemi bitince dolmaların üzerine yumurta sarısını sürüyoruz.. Ve tepsiye ölçülü suyumuzu yumurta sarılarına gelmemesine özen göstererk tepsideki boşluklardan döküyoruz. Aslında fazla detaylı değil, birkaç işlem yapılıyor ama zahmetli.. Pişince yağından süzdürüp afiyetle yiyorsunuz.. Bol kalorili, ama çoook lezzetli..


Pilavın hazırlanışı

Ayrı yerde 150-200 gr çok küçük doğranmış ciğer zeytinyağında kısık ateşte pişirilir, çok kavrulmamasına ciğerlerin yumuşak olmasına dikkat edelim..

Başka bir tencerede, çok çok az yağ ile küçük doğradığımız soğanlar kavrulur, üzerine domates rendemiz eklenir, kavrulmaya devam edilir, kuş üzümü, pirinçlerimiz eklenir ( 2 ölçü pirinç kullanıyoruz) kavrulmaya devam edilir, baharatlarimiz, az nane, karabiber ve tuz ve pişirdiğimiz ciğerler de eklenerek 2 ölçüden biraz daha az su eklenerek pişirilir.. Biraz soğuyunca sarma işlemine başlanır..
Erdek'te başka neler pişti, bütün anneanne klasikleri yapıldı vallahi.. Kabarık hamur tatlısı , bir de kaygana adıyla biraz daha değiştirilerek farklı bir hamur tatlısı daha...Şerbetli, hamur tatlıları, sanırım herkes benzerini biliyordur:))
Arnavut ciğeri, teyzemin harika yaptığı yemeklerden biridir.. Ciğer ne kadar yıkanmaz sert olur deseler de, bu ciğer yıkandı, sularda bekledi, ama yumuşacık ve lokum gibiydi:))
Ve tabii ki soframızdan eksik olmayan patlıcan salatası... ve zeytinyağlı barbunya...




















31 Ocak 2008 Perşembe

FAVA


Havalar soğudu, kar bile yağdı... Eve kapandık haliyle... Fena da olmadı hani, uzun zamandır mutfakta çok vakit geçiremiyordum...Fırsat bu fırsat dedim, çeşit çeşit yemekler pişirdim.. Bir çok tarif denedim bloglardan, bazen kendim uydurdum , bol bol da resim çektim tabii ki...
Bir de bu arada diğer işlerimden fırsat yaratmaya çalışarak, aslında çok uzun zaman önce yapmam gereken sitemizin hazırlıklarını yapıyorum.. Yakında http://www.eymez.com açılacak...
Bloglardan yaptığım denemelerin fotoğraflarını henüz hazırlayamadım.. Bugün lezzetli bir tarifim var...
Hem çok kolay, hem lezzetli, hem de sunumu şık bir meze...
Malzemeler
1 kase iç bakla
1 soğan
6 kesme şeker
dereotu
zeytinyağı
tuz

Bir gece önceden veya sabahtan baklayı suya koyun, ertesi gün veya bir kaç saat sonra baklayı biraz kaynatın. Bu haşlama suyunu dökün, garip bir koku oluyor, bu suyla koku da gitmiş oluyor.. Düdüklü tencereye veya açık tencereye , şekerleri, küp küp doğranmış soğanı, biraz dereotu, tuz, süzülmüş baklaları koyun. Üzerine su ekleyin, su baklaların üzerine çıkmayacak, fotografta görünen kadar su koyun...


Baklalar iyice yumuşayana kadar pişirin. Diri diri kalmamalı... Pişince, el blenderı ile ezin..
Islattığınız, hafif ıslak olan bir kaba ezilmiş karışımı dökün. Ilındıktan sonra buzdolabına kaldırın...
Bakla iyice soğuduktan sonra, ters çevirerek çıkarın.. İstediğiniz şekillerde keserek servis tabağına yerleştirin.. Üzerine zeytinyağı dökerek , dereotuyla servis yapın..



Afiyet olsun....



24 Ocak 2008 Perşembe

TARATOR


Güzel bir tarator tarifi bulmak uzun zamanımı aldı.. Özünde hepsinde aynı malzemeler bulunsa da , herkesin bir damak tadı var.. Bu sefer yaptığım gerçekten kıvamlı, ve lezzetli oldu..


Malzemeler

1 bayat ekmek içi

1,5 çorba kaşığı mayonez

1,5 çorba kaşığı yoğurt

5 diş sarımsak tuzda ezilmiş

1 çorba kaşığı sirke

ve göz kararı su


Çırpma teliyle karıştırarak istediğiniz kıvama gelene kadar azar azar su ekleyin..

Gerçekten çok lezzetli oluyor.. Yanına yaptığım kalamarın fotografını çekmeyi unutmuşum.. Muhteşem ikili... Kalamar ve tarator..


Afiyet olsun

22 Ocak 2008 Salı

ZEYTİNYAĞLI PATATES


Herkesin bildiği, ama çok da akla gelmeyen bir tadı hatırlatayım dedim.. Bir de sunumu farklı yaptım bu defa. Balıkla çok güzel oluyor... Farklı olarak küçük toplar halinde servis yaptım..
4 orta boy patatesi haslayıp, limon, tuz ve zeytinyağıyla püre haline getirdim...
Afiyet olsun